Gazeteci Fatih Altaylı, kişisel blogunda yayımladığı yazısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Altaylı, Kılıçdaroğlu’nun “kul hakkı yemediği” yönündeki açıklamalarını sert bir dille eleştirerek, kul hakkının yalnızca maddi değil, manevi boyutlarının da olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu’nun liderlik döneminde alınan bazı kararları örnek gösteren Altaylı, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi, referandumda mühürsüz oyların kabul edilmesine itiraz edilmemesi ve Muharrem İnce’nin adaylığına dair tutumunu ‘kul hakkı’ çerçevesinde değerlendirdi.
Altaylı, geçmişte birlikte çalıştığı bazı isimlere yönelik sonradan FETÖ suçlamalarında bulunmasını da eleştirerek, Kılıçdaroğlu’nun tutumunu sorguladı. Yazısında, Kılıçdaroğlu’nun mali kaynaklarıyla ilgili iddialara da değinen Altaylı, yalnızca emekli maaşıyla lüks ofisler, araçlar ve çalışan giderlerinin nasıl karşılandığının açıklanması gerektiğini savundu. Ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun gündemi takip etmediğine dair iddiaları da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Kılıçdaroğlu’nun kul hakkı yemediği iddiası tartışılır. Kul hakkı, sadece maddi bir mesele değil; manevi boyutu da var. Kılıçdaroğlu yıllardır ‘kul hakkı’ tartışması içinde birçok konuda açıklamalar yapıyor. CHP’nin lideri olarak İhsanoğlu’nu aday göstermek, referandumda mühürsüz oyları kabul etmek, Muharrem İnce’ye destek vermemek gibi konular, kul hakkı ihlalleri olarak değerlendirilebilir.
Ayrıca, sadece bir emekli maaşı olmasına rağmen, iki yıldır kaynağını açıklayamadığı biçimde lüks ofisler ve araçlar edinmesi, çalışanların maaşlarını nasıl ödediği sorusunu gündeme getiriyor. Eğer bu harcamalar başka birileri tarafından yapılıyorsa, bunun nedeni ne olmalı?
Kılıçdaroğlu’nun sosyal medyayı takip etmemesi, haber izlememesi ve gazeteleri okumaması gibi iddialar da gündemde. Böyle bir liderlik anlayışı, Türkiye’nin ana muhalefetini temsil etmeye yeter mi? Toplumun sorunlarından, ülke ve dünya gündeminden nasıl haberdar olacak? İşte bunlar, Kılıçdaroğlu’nun geçmişte ve günümüzdeki tutumlarıyla ilgili akla gelen sorular.”
Fatih Altaylı’nın yazısında bu sorulara yanıt aradığı görülüyor.
