CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarım arazilerindeki kayıplarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürer, azalan tarım topraklarının sadece çiftçileri değil, ülkenin gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirterek, “Tarım alanları azalıyor, ancak nüfus ve ithalat artmaya devam ediyor. Çiftçi sayısı ise nüfusa oranla düşüyor. Tarım sayımı yapılmadığı için mevcut sorunlar daha da büyüyor” dedi.
Son 24 yılda Türkiye’de tarım alanlarındaki daralmanın kaygı verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Gürer, üretime elverişli toprakların farklı amaçlarla kullanılarak kaybedildiğini ifade etti. “Tarım, yalnızca çiftçilerin sorunu değildir. Toprak kaybı, bugün sofralarımıza, yarın ise ülkenin gıda üretimine yansıyacak önemli bir meseledir” diye konuştu.
Kamu kaynaklarından elde edilen verilere göre, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan toplam tarım alanı, 2024’te 24 milyon 24 bin hektara geriledi. Bu süreçte 2 milyon 555 bin hektar, yani 25,5 milyon dekar tarım arazisi kaybedildiğini hatırlatan Gürer, kaybedilen bu alanın neredeyse Ankara’nın yüzölçümüne eşdeğer olduğunu belirtti. Toplam tarım arazilerinde yaşanan yüzde 9,6’lık daralmanın ciddi bir küçülme olduğunu sözlerine ekledi.
“Bu sadece bir rakam değil, üretim dışına çıkan toprakların, ekilemeyen alanların, artan ithalat baskısının ve üretimdeki daralmanın bir sonucudur” değerlendirmesinde bulunan Gürer, her yıl ortalama 116 bin hektar, her ay 9 bin 700 hektar, her gün ise 320 hektar tarım alanının üretim dışına çıktığını belirtti. “Bu hesapla her saat yaklaşık 18,5 futbol sahası büyüklüğünde tarım toprağı kaybediyoruz” dedi. Gürer, bu kayıpların doğal olmadığını, tarım arazilerinin yanlış kullanımından kaynaklandığını ifade etti.
Nüfus artışının da tarım arazilerindeki gerilemeyi daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken Gürer, 2002 yılında 65 milyon nüfusun kişi başına 4,09 dekar tarım arazisi düştüğünü, 86 milyon nüfusla bu sayının 2,79 dekara gerilediğini aktardı. “Daha fazla insanı daha az toprakla beslemeye çalışıyoruz. Bu durum bir uyarı niteliğindedir. Toprağın var olması yetmez, üretimde kalması gerekmektedir. Üretim dışına çıkan her alan, gıda zincirinde kırılmalar yaratmaktadır” dedi.
Gürer, “Tarım toprağı, gıda demektir; bağımsızlık demektir. Toprağı kaybeden bir ülke, gıda egemenliğinde sorunlar yaşar. Artan ithalat, azalan üretim ve yükselen gıda fiyatları, aynı zincirin halkalarıdır. Çözüm ise kamucu, planlama ve kooperatifçiliği önceliklendiren, zamanında ve yasaya uygun desteklerle mümkündür. 1980 yılında 28 milyon hektar olan tarım alanının 2025 yılında 24 milyon hektarın altına düşmesi, yapılan hataların bir yansımasıdır” şeklinde konuştu.