İngiltere’de uzun vadeli tahvil getirileri, artan faiz beklentileriyle birlikte son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bank of England’ın bu yıl içinde yapması muhtemel ek faiz artırımlarına dair beklentilerin güçlenmesiyle birlikte, 30 yıllık tahvil getirileri yüzde 5,76 seviyesine yükseldi.
Bu yükseliş, Birleşik Krallık’ın uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını göstermektedir. The Guardian’ın bildirdiğine göre, Ortadoğu’daki İran gerilimi ve Donald Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’na savaş gemileri göndermesi, petrol fiyatlarının son yılların en yüksek seviyelerine çıkmasına sebep oldu. Hürmüz Boğazı’nın kapanma riskinin devam etmesi, enerji maliyetlerini artırarak enflasyonu tırmandırdı ve küresel ekonomik büyümeye yönelik riskleri artırdı. Bu durum, hükümetlerin borçlanma ihtiyacını da artırabilir.
Siyasi belirsizlikler de piyasalardaki dalgalanmada önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Londra’daki finans çevrelerinde, Başbakan Keir Starmer’ın yerel seçimler sonrası görevde kalıp kalamayacağına dair tartışmalar artarken, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın ulusal siyasete dönüş yapabileceği yönündeki iddialar belirsizliği daha da derinleştiriyor.
Uzmanlar, siyasi krizin derinleşmesi durumunda tahvil faizlerinin daha da yükselebileceği konusunda uyarıyor. Tahvil faizlerinin yüzde 5’in üzerine çıkması, en son 2008 küresel krizi sırasında yaşanmıştı. Ancak mevcut koşullar altında, ekonomik büyümenin o döneme kıyasla çok daha zayıf olması, riskleri artıran bir faktör olarak dikkat çekiyor.